Bir Mutfağın Hikâyesinden Daha Fazlası…
Bazı meslekler vardır, insana sadece iş öğretmez.
Bir zanaatı öğretir, sabrı öğretir, ayrıntıyı görmeyi öğretir. En önemlisi de emeğin kıymetini öğretir.
Bir de bazı insanlar vardır; kendilerine bırakılan mirası olduğu gibi taşımak yerine, o mirası kendi çağıyla buluşturmayı seçer.
İşte Emrah Kılıç benim gözümde böyle bir isim.
Onun hikâyesini anlatırken aslında yalnızca bir genç girişimcinin hikâyesini değil, bir mesleğin kuşaktan kuşağa nasıl değişerek yaşadığını anlatıyoruz.
Babasının izinden…
Emrah Kılıç, mutfak sektörünün içinde büyüyen ikinci kuşak bir temsilci.
Çocukluğundan itibaren babasının yaptığı işe, üretime, müşteriye, atölyeye ve iş hayatının gerçeklerine yakından tanıklık etti.
Bazıları için aile mesleği bir zorunluluktur.
Bazıları için ise bir miras…
Emrah Kılıç içinse bunun biraz daha farklı olduğunu düşünüyorum.
O, babasının izinden yürürken aynı yolu yürümekle yetinmedi.
Çünkü zaman değişiyordu.
Evlerin kullanım biçimi değişiyor, ailelerin ihtiyaçları farklılaşıyor, insanlar mutfaktan artık yalnızca yemek yapılan bir alan olmanın çok ötesinde beklentiler taşıyordu.
Ve Emrah Kılıç bu değişimi erken fark edenlerden biri oldu.
Mutfak değişti, hayat değişti
Bugün mutfak dediğimizde yalnızca dolaplardan, tezgâhlardan ve beyaz eşyalardan söz etmiyoruz.
Mutfak artık yaşamın merkezlerinden biri.
Kimi zaman ailenin buluşma noktası…
Kimi zaman çalışma alanı…
Kimi zaman misafirlerin ağırlandığı bir sosyal alan…
Kimi zaman da günün telaşından uzaklaşılan kişisel bir yaşam alanı.
İşte Via Mutfak anlayışının arkasındaki genç girişimcilik hikâyesini de bu değişimi okuyabilmek üzerinden değerlendirmek gerekiyor.
Emrah Kılıç, yıllarca babasının yanında öğrendiği mesleki birikimi, teknolojiyi merkeze alan modern bir bakış açısıyla yeniden yorumlamaya çalışıyor.
Onun yaklaşımında geçmişin deneyimi ile geleceğin teknolojisi karşı karşıya değil.
Tam tersine…
Birbirini tamamlıyor.
Teknoloji bir tercih değil, yeni dönemin dili
Bugünün dünyasında üretim anlayışı değişiyor.
Tasarım süreçlerinden ölçülendirmeye, üretimden montaja, müşteri iletişiminden satış sonrasına kadar teknolojinin dokunmadığı alan neredeyse kalmadı.
Genç girişimcilerin önündeki en büyük meselelerden biri de tam burada ortaya çıkıyor:
Geleneksel bir sektörü geleceğin diliyle nasıl anlatacaksınız?
Emrah Kılıç’ın yolculuğunda teknoloji bu sorunun önemli cevaplarından biri.
Ama teknoloji onun için yalnızca makine ya da yazılım demek değil.
Aynı zamanda hız, hassasiyet, verimlilik, tasarım ve müşteri beklentisini doğru okuyabilmek anlamına geliyor.
“Babamdan öğrendim, çağımdan ilham aldım”
İkinci kuşak girişimciler üzerine çok şey yazılır.
Kimi zaman “aile şirketini devralan gençler” olarak görülürler.
Oysa işin gerçek tarafı çok daha zor.
Çünkü bir yanda geçmişten gelen beklentiler vardır.
Diğer yanda değişen piyasa şartları…
Bir tarafta ustalık ve tecrübe…
Diğer tarafta teknoloji ve yeni nesil tüketici…
Emrah Kılıç’ın hikâyesini benim için ilginç kılan da bu iki dünyanın arasında kurduğu bağ.
Sanki söylemi şu:
“Babamdan mesleği öğrendim; kendi çağımdan geleceği öğrendim.”
Bu cümle, ikinci kuşak girişimciliğin özeti gibi.
Genç olmak, acele etmek değildir
Genç girişimci kavramını bazen yanlış anlıyoruz.
Genç olmak sadece yaşla ilgili değil.
Genç olmak, değişime karşı merakını kaybetmemektir.
Yeni bir teknoloji gördüğünde “Bu bizim sektörde nasıl kullanılabilir?” diye sorabilmektir.
Müşterinin değişen ihtiyacını fark edebilmektir.
Dünün yöntemlerine saygı duyarken yarının yöntemlerini araştırabilmektir.
Emrah Kılıç’ın Via Mutfak yolculuğunda dikkat çeken taraflardan biri de bu.
Sektörün geleneksel üretim kültürünü korurken, modern yaşamın ihtiyaçlarına uygun çözümler geliştirme arayışı…
Mutfak üretmek değil, yaşam alanı tasarlamak
Bugünün müşterisi sadece bir ürün satın almıyor.
Kendi yaşam biçimine uygun bir alan istiyor.
Daha kullanışlı…
Daha estetik…
Daha teknolojik…
Daha kişisel…
İşte burada üretici ile tasarımcı arasındaki çizgi de değişiyor.
Mutfak yapan bir firma, artık yalnızca mutfak dolabı üretmiyor.
İnsanların yaşam alışkanlıklarına dokunuyor.
Emrah Kılıç’ın genç girişimci kimliğiyle üzerinde durduğu alanlardan biri de tam olarak bu bakış açısı.
Modern hayatın ihtiyaçlarını anlamak ve bu ihtiyaçlara teknolojiyle, tasarımla ve üretim tecrübesiyle cevap verebilmek.
Bir kuşağın devamı, başka bir kuşağın başlangıcı
Aile şirketlerinde en güzel şeylerden biri şudur:
Hikâye sizden önce başlamıştır.
Ama sizden sonra da devam etmesi gerekir.
Emrah Kılıç bugün Via Mutfak çatısı altında yalnızca babasından aldığı işi sürdürmüyor.
Aynı zamanda kendisinden sonraki dönemin altyapısını oluşturmaya çalışıyor.
Bu nedenle onun hikâyesini sadece “ikinci kuşak” diye tanımlamak bana biraz eksik geliyor.
O daha çok birinci kuşağın emeği ile üçüncü kuşağın geleceği arasında köprü kuran nesil.
Değer katmak…
“Değer Katanlar”ı yazarken hep aynı soruyu soruyorum:
Bir insan yaptığı işin ötesinde ne bırakıyor?
Emrah Kılıç’ın hikâyesinde bunun cevabını; aileden gelen mesleki birikimi teknolojiyle buluşturma çabasında görüyorum.
Gelenekten kopmadan yenilenmek…
Tecrübeyi küçümsemeden teknolojiyi benimsemek…
Müşterinin bugünkü ihtiyacını karşılarken yarının ihtiyacını da düşünmek…
Bence girişimcilik biraz da budur.
Çünkü gerçek yenilik, geçmişi silmek değildir.
Geçmişin üzerine geleceği inşa edebilmektir.
Emrah Kılıç’ın hikâyesi de tam burada anlam kazanıyor.
Babasıyla başlayan bir mesleki yolculuk…
Teknolojiyle şekillenen yeni bir dönem…
Ve modern yaşamın ihtiyaçlarına cevap verme arayışı…
Belki yıllar sonra geriye dönüp bakıldığında, bugün atılan adımlar sadece bir şirketin gelişim hikâyesi olarak değil, Sakarya’da ikinci kuşak girişimcilerin geleneksel sektörleri nasıl dönüştürdüğünün bir örneği olarak da okunacak.
Benim “Değer Katanlar” köşemde Emrah Kılıç’ın yerini belirleyen de tam olarak bu.
Bir mirası taşımak başka, ona yeni bir gelecek kazandırmak başka…
Emrah Kılıç, babasının izinden yürürken kendi izini bırakmaya çalışan genç bir girişimci.
Ve belki de asıl mesele şu:
Dünün ustalığını yarının teknolojisiyle buluşturabilirseniz, sadece mutfak üretmezsiniz; geleceğin yaşam alanlarını tasarlarsınız.
Özcan Yemiş
Gazeteci – Yazar – Radyo ve TV Yapımcısı
