Bazı insanlar vardır; yaptıklarıyla övünmez, fedakârlıklarını anlatmaz, kahramanlıklarını sessizce yaşar. Onlar için vatan sevgisi bir söz değil, hayatın ta kendisidir. Muhammed Atalay da işte böyle bir isim…
Sakarya’nın vatanperver evladı Muhammed Atalay, devletine ve milletine sıkı sıkıya bağlı, görevini büyük bir onur ve sorumlulukla yerine getiren bir polis memuru. Onun hikâyesini değerli kılan yalnızca taşıdığı üniforma değil; o üniformanın hakkını verirken ortaya koyduğu cesaret, fedakârlık ve insan sevgisi.
2018-2019 yıllarında gerçekleştirilen Zeytin Dalı Harekâtı sırasında görev başındayken yaralanarak gazi olan Muhammed Atalay, vatan uğruna canını ortaya koyan kahramanlarımızdan biri oldu. O günlerde belki ailesini, sevdiklerini ve kendi can güvenliğini düşünmeden görevini yaptı. Çünkü onun için önce vatan, önce millet, önce devlet vardı.
Gazi olmak kolay bir unvan değildir.
Gazi olmak; acıyı göze almak, korkunun üzerine yürümek, gerektiğinde canını milletinin geleceği için ortaya koymaktır. Muhammed Atalay, bu ağır bedeli ödemiş bir vatan evladıdır.
Fakat onun kahramanlığı yalnızca görev yaptığı cepheyle sınırlı değil.
Görev yaptığı çevrede ihtiyaç sahibi insanları, fakirleri, kimsesizleri ve dara düşen aileleri görür; imkânları ölçüsünde onların yardımına koşar. Üstelik bunu çoğu zaman kimse bilmeden, karşılık beklemeden ve adının duyulmasını istemeden yapar.
İşte gerçek kahramanlık biraz da budur.
Bir insanın yarasına merhem olup bunu reklam etmiyorsanız, bir sofraya sessizce katkı sunup teşekkür beklemiyorsanız, bir ihtiyaç sahibinin elinden tutup bunu kendi hanenize sevap olarak yazıyorsanız; siz yalnızca görevinizi değil, insanlığınızı da yerine getiriyorsunuz demektir.
Muhammed Atalay’ın hayatında devletine sadakat ile millete hizmet, insan sevgisiyle yan yana duruyor.
Bir tarafta vatan için gazi olmuş bir polis…
Diğer tarafta mahallesindeki, çevresindeki ihtiyaç sahiplerini sessizce kollayan bir gönül insanı…
Onu anlatırken “kahraman” kelimesini kullanmak bu nedenle abartı değildir. Çünkü kahramanlık sadece savaş meydanında gösterilen cesaret değildir. Kahramanlık; zor zamanda geri adım atmamak, sorumluluk almaktan kaçmamak ve iyiliği sessizce çoğaltmaktır.
Muhammed Atalay’ın hikâyesi, üniformanın sadece bir kıyafet olmadığını da hatırlatıyor bize. O üniformanın içinde bir yürek, bir vicdan ve bu millete adanmışlık vardır.
Sakarya’nın böyle insanlarıyla gurur duyması gerekir.
Bugün bizler güven içinde hayatımızı sürdürebiliyorsak, bunda gece gündüz görev yapan, gerektiğinde canını ortaya koyan kahramanlarımızın büyük payı vardır. Muhammed Atalay da bu kahramanlık zincirinin içerisinde, gazilik onurunu taşıyan bir vatan evladıdır.
Ben, Özcan Yemiş – Gazeteci, Yazar, Radyo ve TV Yapımcısı olarak “Değer Katanlar” köşesinde bugün onun hikâyesini anlatırken bir kez daha şunu ifade etmek istiyorum:
Bazı kahramanların göğsünde madalya, bedeninde yara, yüreğinde vatan sevgisi vardır. Bazıları ise yaptığı iyilikleri bile gizler.
Muhammed Atalay, hem vatanı için bedel ödemiş bir gazi, hem devletine sadık bir polis, hem de ihtiyaç sahibinin elinden tutan sessiz bir iyilik neferidir.
İyi ki varsınız Muhammed Atalay.
Bu ülkenin sizin gibi vatanını seven, devletine bağlı, milleti için fedakârlık yapmaktan çekinmeyen kahramanlara ihtiyacı var.
Allah gazilerimize sağlık, kahramanlarımıza güç, aziz milletimize huzur versin.
Çünkü bazı insanlar yaşar ve hayatını sürdürür.
Bazıları ise yaşadığı hayatla başkalarının hayatına değer katar.
Muhammed Atalay da Değer Katanlar arasında yerini çoktan almıştır.
Özcan Yemiş
Gazeteci • Yazar • Radyo ve TV Yapımcısı







