Oğuz Ticaret
Öngörüsüyle Yarını Okuyan, Üreterek Değer Katan Bir İş İnsanının Hikâyesi
Bazı insanlar vardır…
Bugünü yaşarken yarını düşünür.
Bazıları vardır, ihtiyaç ortaya çıktığında çözüm arar.
Bazıları ise daha ihtiyaç ortaya çıkmadan o ihtiyacı görmeye çalışır.
İşte girişimcilik biraz da budur.
Sadece ticaret yapmak değil…
Değişimi fark etmek…
İhtiyacı görmek…
Üretmek…
Yenilik aramak…
Ve bütün bunları geleceğe yönelik bir anlayışla bir araya getirmek.
Oğuzhan Özdemir’in iş dünyasındaki yolculuğuna da bu pencereden bakmak gerekiyor.
Oğuz Ticaret’in kurucusu olarak ticaret hayatında yer alan Oğuzhan Özdemir, iş dünyasında yalnızca mevcut şartlara uyum sağlamayı değil, değişen ihtiyaçları önceden okuyabilmeyi önemseyen bir anlayışla hareket eden girişimci kimliğiyle dikkat çekiyor.
Çünkü ticaretin temelinde ürün vardır ama ticareti geleceğe taşıyan asıl güç, bakış açısıdır.
Bir fikrin ticarete dönüşmesi
Her işletmenin başlangıcında bir fikir vardır.
Bir ihtiyaç…
Bir gözlem…
Bir cesaret…
Ve o fikrin arkasında duran bir emek.
Oğuz Ticaret’in hikâyesini de yalnızca bir işletmenin kurulması olarak değerlendirmemek gerekir.
Asıl hikâye, bir girişimcinin gördüğü fırsatı somut bir değere dönüştürme iradesinde saklıdır.
Çünkü iş dünyasında herkes aynı şartları görür.
Ancak herkes aynı fırsatı göremez.
Fark burada başlar.
Bir girişimci çevresine bakar ve insanların ihtiyaçlarını anlamaya çalışır.
Piyasanın yönünü takip eder.
Değişimi izler.
Ve zamanı geldiğinde karar alır.
Oğuzhan Özdemir’in iş anlayışında öne çıkan öngörülü bakış açısı da burada anlam kazanıyor.
Öngörmek, geleceğe hazırlanmaktır
Bugünün ticaret dünyasında yalnızca bugünü bilmek yeterli değil.
Yarın ne olacak?
İnsanların ihtiyaçları nasıl değişecek?
Teknoloji hangi noktaya gelecek?
Tüketici beklentileri nasıl şekillenecek?
Ticaretin yöntemleri nasıl dönüşecek?
Bütün bu sorular, günümüz girişimcisinin kendisine sorması gereken sorular arasında.
Öngörü sahibi olmak ise geleceği kesin olarak bilmek değildir.
Geleceğe dair değişim işaretlerini bugünden okuyabilmektir.
İşte bu nedenle Oğuzhan Özdemir’in girişimcilik anlayışında öngörü önemli bir yere sahip.
Çünkü yarını düşünen işletmeler, bugünün kararlarını da daha farklı bir perspektifle verir.
Üretmek, sadece mal üretmek değildir
“Üretmek” kelimesini yalnızca fabrikalarda makinelerin çalışması olarak görmemek gerekir.
Bir fikir üretmek de üretmektir.
Bir çözüm üretmek de…
Yeni bir hizmet geliştirmek de…
İnsanların işini kolaylaştıracak bir yöntem bulmak da…
Ticaret hayatında yeni bir yaklaşım ortaya koymak da…
Oğuzhan Özdemir’in iş dünyasındaki yolculuğunda üreten insan olma anlayışı bu nedenle ayrı bir önem taşıyor.
Çünkü üretkenlik, girişimciliğin temel taşlarından biridir.
Üreten insan beklemez.
Araştırır.
Düşünür.
Dener.
Yanılırsa yeniden dener.
Ve her deneyimden yeni bir şey öğrenir.
Yenilikçilik, değişime ayak uydurmanın ötesindedir
Bugün ticaret dünyası geçmişe göre çok daha hızlı değişiyor.
Teknoloji…
Dijitalleşme…
Yeni iletişim kanalları…
Değişen müşteri alışkanlıkları…
Yeni rekabet modelleri…
Bütün bunlar işletmelerin kendilerini sürekli yenilemesini gerektiriyor.
Ancak yenilikçilik yalnızca teknolojiyi kullanmak değildir.
Yenilikçilik aynı zamanda eski bir probleme yeni bir çözüm bulabilmektir.
Müşteriyi daha iyi anlamaktır.
İşi daha verimli yapmaktır.
Zamanı daha doğru kullanmaktır.
Ve gerektiğinde “Bunu daha farklı nasıl yapabiliriz?” diye sorabilmektir.
Oğuzhan Özdemir’in girişimci kimliğini anlamlı kılan noktalardan biri de bu yenilikçi bakış açısıdır.
Ticaretin arkasında insan vardır
Bir işletmenin tabelası vardır.
Ürünleri vardır.
Müşterileri vardır.
Ama bütün bunların arkasında insan vardır.
Emek vardır.
Güven vardır.
Alın teri vardır.
Bir işletmenin kapısını açmakla başlayan süreç, aslında birçok insanın hayatına dokunur.
Çalışanlar…
Tedarikçiler…
Müşteriler…
İş ortakları…
Aileler…
Dolayısıyla ticaret sadece alışverişten ibaret değildir.
Ticaret, aynı zamanda güven ilişkisi kurma sanatıdır.
Bir iş insanının yıllar içerisinde oluşturduğu en önemli sermayelerden biri de bu güvendir.
Girişimcilik cesaret ister
İş dünyasında herkes fikir sahibi olabilir.
Ama her fikir sahibi olan girişimci olamaz.
Çünkü girişimcilik karar vermeyi gerektirir.
Risk almayı gerektirir.
Sorumluluk almayı gerektirir.
Çalışmayı gerektirir.
Ve en önemlisi, yolun başında henüz ortada olmayan bir geleceğe inanmayı gerektirir.
Oğuzhan Özdemir’in Oğuz Ticaret’i kurarak ortaya koyduğu girişimcilik hikâyesi de bu açıdan değerlidir.
Bir işletme kurmak, sadece bir ticari yapı oluşturmak değildir.
Aynı zamanda kendi emeğinize, fikrinize ve geleceğe duyduğunuz güveni ortaya koymaktır.
Değer Katanlar
Ben “Değer Katanlar” köşesinde insanları anlatırken sadece bugün yaptıklarına bakmıyorum.
Nereden geldiklerine, nasıl düşündüklerine, ne ürettiklerine ve geleceğe nasıl baktıklarına bakıyorum.
Oğuzhan Özdemir’in hikâyesinde ise üç kelime öne çıkıyor:
Öngörü… Üretim… Yenilik.
Öngörmek…
Üretmek…
Yenilenmek…
Bunlar yalnızca iş dünyasının değil, geleceğin de anahtar kelimeleri.
Oğuz Ticaret’in kurucusu Oğuzhan Özdemir, girişimciliğin yalnızca bugünün ticaretini yapmak olmadığını; değişen dünyayı okuyarak geleceğe hazırlanmak gerektiğini ortaya koyan bir iş insanı profili çiziyor.
Çünkü bazı insanlar mevcut şartlara göre hareket eder.
Bazıları ise şartların değişeceğini öngörerek kendisini geleceğe hazırlar.
Bazıları sadece ticaret yapar.
Bazıları ise ticaretin içerisine fikir, üretim ve yenilik katar.
İşte o noktada yapılan iş, yalnızca kazanç kapısı olmaktan çıkar.
Bir değere dönüşür.
Oğuzhan Özdemir’i bu nedenle “Değer Katanlar” başlığında anıyorum.
Çünkü bir şehrin ekonomik gücünü sadece büyük işletmeler değil;
Cesaret eden girişimciler,
üreten insanlar,
yenilik arayan iş insanları
ve geleceği bugünden düşünmeye başlayanlar oluşturur.
Oğuzhan Özdemir’in hikâyesi de bize şunu hatırlatıyor:
Gelecek, sadece bekleyenlerin değil; onu öngören, üreten ve yenilikle şekillendirenlerin olacaktır.
Değer Katanlar: Özcan Yemiş
Gazeteci – Yazar – Radyo ve TV Yapımcısı
