Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Büyükşehir Akademi Güz Dönemi
dersleri Tarih Atölyesi ile devam etti. Prof. Dr. Ahmet Taşağıl’ın konuk olarak
katıldığı atölyede, erken dönem Türk devletlerinin kuruldukları ortam, zaman ve
şartlar detaylıca katılımcılara aktarıldı.
Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından
düzenlenen Büyükşehir Akademi güz dönemi dersleri tüm hızıyla devam ediyor.
Son olarak Prof. Dr. Haşim Şahin öncülüğünde Tarih Atölyesi ile kapılarını açan programa
konuk olarak Prof. Dr. Ahmet Taşağıl katıldı.
Çinlilerle amansız mücadele
Ofis Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen programda, Büyükşehir Belediyesi Kültür ve
Sosyal İşler Dairesi Başkanı Alpay Şirin, akademisyenler ve kursiyerler yer aldı. Atölyede
Hun Türk Devleti ve Göktürkler konuşuldu. Erken Türk devletleri döneminin
başlangıçlarının Çin kaynaklarından edilen bilgilerle edinildiğini belirten konuk Prof. Dr.
Ahmet Taşağıl, dönemi incelerken sosyolojik, kültürel ve coğrafik özelliklere göre
devletlerin oluştuğunu ve Çinlilerle amansız mücadeleler yapıldığını aktardı.
Demir’in işlenmesi büyük bir teknolojik devrimdir
Programda konuşan Prof. Dr. Ahmet Taşağıl, “M.Ö. 3000’lerde Türk toplumu
şekillenmeye başlamıştır. Daha öncesinde Sakalar, Türklerin en eski temsilcileri olarak
kabul edilir. Orta Asya’da demirin işlenmesiyle büyük bir teknolojik devrim yaşanmış ve
Andronova kültürü Türk kültürünün temellerini belirginleştirmiştir. Türklerin atları
evcilleştirmesi ve seramikleri bu kültürün izlerini gösterir. Yazılı kaynaklarda ise Türkler
ilk kez Çin yıllıklarında düşman olarak geçmektedir” diye konuştu.
İklim değişikliği ve kıtlık Orta Asya’nın en büyük sıkıntısı
Prof. Dr. Taşağıl sözlerini şöyle sürdürdü, “Metehan dönemi, Çin kaynaklarında en çok yer
bulan dönemdir. Metehan, Çin’i yendikten sonra onu ele geçirmek yerine 80 yıl boyunca
vergiye bağlamış ve böylece Türk toplumunun varlığını korumuştur. Bozkırda kurulan
devletlerin önemi genellikle göz ardı edilmektedir. İklim değişikliği ve kıtlıklar, Hun
nüfusunun büyük kısmını yok etmiştir. Yine de Hunlar, 17 şehir kalıntısıyla gelişmiş bir
organizasyona ve üstün bir teknolojiye sahip olduklarını göstermiştir” dedi.



