Bir şehrin kaderini değiştiren en önemli unsur, doğru zamanda doğru vizyona sahip yöneticilerin iş başında olmasıdır. Sakarya’nın son otuz beş yılına baktığımızda, bu şehrin siyasetini, ekonomisini ve sosyal yapısını yakından tanıyan isimlerden biri kuşkusuz Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’dır.

Ben Sayın Yusuf Alemdar’ı 1989 yılından bu yana tanıyorum. Ticaret hayatından gelen, esnafı ve piyasayı bilen, üretimin ve yatırımın ne anlama geldiğini yaşayarak öğrenmiş bir isimdir. Bu yönü, belediyecilik anlayışına da önemli katkılar sağlamıştır. Çünkü şehir yönetimi yalnızca hizmet üretmek değil; kaynakları doğru kullanmak, ihtiyaçları önceliklendirmek ve geleceği planlamaktır.

2001 yılında kurulan AK Parti’nin Sakarya İl Kurucu Yönetim Kurulu’nda İl Başkan Yardımcısı olarak görev alan, 2003 yılında yapılan kongrede ise partinin ilk seçilmiş İl Başkanı olan Yusuf Alemdar, 2003-2009 yılları arasında bu görevi başarıyla yürüttü. Bu süreçte Sakarya’nın ilçelerini, mahallelerini, kırsalını ve şehir merkezini adım adım tanıdı; vatandaşın beklentilerini sahada dinledi.

2009 yılında Serdivan Belediye Başkanı olarak göreve başlaması ise belediyecilik vizyonunu ortaya koyduğu önemli bir dönem oldu. Üç dönem boyunca Serdivan’da hayata geçirilen birçok proje, ilçenin bugün ulaştığı modern şehir kimliğinin temel taşlarını oluşturdu. Serdivan’ın planlı büyümesi, sosyal yaşam alanlarının artması ve altyapı yatırımları, bu dönemin dikkat çeken kazanımları arasında yer aldı.

Kanaatimce, Yusuf Alemdar’ın şehir yönetimine ilişkin bilgi birikimi ve vizyonu çok daha erken dönemde Büyükşehir Belediyesi ölçeğinde değerlendirilebilseydi, özellikle 1999 Marmara Depremi sonrasında yeniden yapılanma sürecinde Sakarya’nın gelişim ivmesi daha da yüksek olabilirdi. Bu elbette kişisel bir değerlendirmedir; ancak deprem yaşamış bir kentin altyapısını, ulaşım ağını, çevre düzenini ve şehir planlamasını bütüncül bir anlayışla ele almanın uzun vadeli etkileri büyük olurdu.

Bugün gelinen noktada ise Sayın Alemdar’ın en dikkat çekici özelliklerinden biri, güçlü ve nitelikli bir ekip oluşturmasıdır. Başarılı belediyecilik yalnızca bir kişinin gayretiyle değil, ortak akıl ve doğru kadrolarla mümkün olur. Yusuf Alemdar’ın çalışma anlayışında da bunu görmek mümkündür.

Şehrin ihtiyaçlarını masa başında değil, sahada tespit eden; sorunları öncelik sırasına koyan; projeleri kısa sürede olgunlaştırarak uygulamaya geçiren bir yönetim modeli ortaya koymaktadır. Bu yaklaşım, belediyecilikte zaman kaybını azaltırken hizmet kalitesini de artırmaktadır.

Sakarya; sanayisiyle, tarımıyla, turizmiyle ve stratejik konumuyla Türkiye’nin yükselen şehirlerinden biridir. Böyle bir kentin geleceğini planlamak, yalnızca bugünü değil, önümüzdeki elli yılı düşünmeyi gerektirir. Vizyon sahibi yöneticilerin en önemli farkı da burada ortaya çıkar.

Elbette hiçbir yönetim kusursuz değildir; her zaman eksikler ve eleştirilecek yönler bulunabilir. Ancak şehirlerin gelişiminde samimiyet, çalışkanlık, planlama ve istişare kültürü belirleyici unsurlardır. Yusuf Alemdar’ın bugüne kadar ortaya koyduğu yönetim anlayışı da bu özellikleri büyük ölçüde yansıtmaktadır.

Temennimiz; Sakarya’nın altyapıdan ulaşıma, çevreden kentsel dönüşüme, teknolojiden sosyal belediyeciliğe kadar her alanda gelişimini sürdürmesi ve Türkiye’nin örnek şehirlerinden biri haline gelmesidir. Çünkü güçlü şehirler, güçlü Türkiye’nin en önemli yapı taşlarıdır.

Köşe Kalpten Gelen: Özcan Yemiş