1. Haberler
  2. Genel
  3. Bir Dostluk Hikayesi: Sami Özkurt’la 40 Yıl

Bir Dostluk Hikayesi: Sami Özkurt’la 40 Yıl

featured
Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala


Kalpten Gelen: Yazan: Özcan Yemiş

1971 yılında İzmit Caddesi, Bakkallar Semti’nde dünyaya gelen Sami Özkurt, Adapazarı’nın girişimcilik ruhunu genç yaşta yüreğine kazımış bir isim. Mütevazı ama azimli bir başlangıçla, Çıracılarda eniştesi Bahadır Bey’le 1990 yılında birlikte ilk adım attıkları Bahadır Bilardo, onun bugünlere gelişinin belki de ilk kıvılcımıydı ve o kıvılcım, bir ateşe, ardından bir meşaleye dönüştü.

İnternetin henüz ülkemizde yeni yeni yaygınlaştığı yıllarda, Sami Özkurt vizyonunu konuşturdu. Tam 350 adet bilgisayar ile kurduğu ve dönemin Türkiye’nin en büyük internet kafesi olan bu girişim, teknolojiye ve gençliğe açılan dev bir pencereydi. O mekân, sadece bir internet kafe değil, aynı zamanda bir sosyalleşme alanı, bir mahalle üniversitesiydi adeta. Öğrenciler, memurlar, gençler, hatta işsizler bile orada hem vakit geçiriyor hem de dijital çağla tanışıyordu.

Ama Sami Özkurt’un asıl izi, 2009 yılında kurduğu “Bahadır Lezzet” restoranlar zinciriyle derinleşti. İsmi sade, menüsü bol, lezzeti dillere destandı. Amacı, herkesin kaliteli ama uygun fiyatlı yemek yiyebileceği bir yer oluşturmaktı. Ve bunu başardı. Lahmacunundan dönerine, çorbasından sulu yemeklerine kadar uzanan menüsüyle, hem geleneksel Türk mutfağının güzelliğini sundu hem de halkın gönlünde taht kurdu.

Bahadır Lezzet öyle bir yerdi ki…
Bir yanda mesaiden çıkan bir memur, diğer yanda formasını terleten bir futbolcu…
Bir köşede üniversiteli gençler hesap kitap yaparken, öbür köşede ceketini askıya asmış bir iş insanı öğle yemeğini yiyor. Herkesin kendinden bir parça bulduğu, kimsenin kendini yabancı hissetmediği o samimi ortamda, Sami Özkurt’un “herkes eşittir” anlayışı mekânın duvarlarına işlemiş gibiydi.

Sami, sadece iyi bir girişimci değil; aynı zamanda adaletli, ilkeli ve dik duruşuyla çevresinde saygı gören bir insandır. Bugün yüzlerce kişiye sağladığı istihdam, onun sosyal sorumluluğa olan inancının en büyük göstergesidir. Çalışanını kardeşi gibi gören, kimsenin emeğini hiçe saymayan bir yapısı vardır.

Onunla tam 40 yıldır dostuz. Çocukluktan bugüne, kimi zaman birlikte güldük, kimi zaman omuz omuza verdik. Ama her daim dostlukta, sadakatte, paylaşımda aynı yolda yürüdük. Ne bir gün küstük, ne bir gün yarı yolda bıraktık. İşte gerçek dostluk dediğin böyle bir şey.

Sami Özkurt’un hikâyesi, aslında bu toprakların hikâyesidir. Azmin, emeğin, inancın ve samimiyetin. Onun gibi insanlar oldukça, bu ülkenin sokaklarında hâlâ umut, hâlâ güven, hâlâ ekmeğin ve emeğin bereketi olacak.

Teşekkür ederim Sami, bu dostluğu bana yaşattığın için.
Nice 40 yıllara…

Özcan Yemiş


Bir Dostluk Hikayesi: Sami Özkurt’la 40 Yıl
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter